
|
EN KUCUK
KARELER YONTEMI (EKKY)
Geleleneksel ekonomik
metodoloji, belirli bir ekonomik modeli ele alır ve veriler veri hacmi için
uygun olup olmadığını görmeye çalışır. Böylece eğer model Keynesyen
tüketim fonksiyonu (gözlenmiş tüketim gözlenmiş gelirin fonksiyonu) veya Friedman’ın tüketim fonksiyonu ise (sürekli tüketim
sürekli gelirin fonksiyonu) araştırmacı, verilen bu tüketim fonksiyonlarından
birini alacak ve eldeki veriler de desteklerse bulmaya çalışacaktır. Belirli
tüketim fonksiyonuna dayanarak sonucu reddetmek veya reddetmemek için bilinen
regresyon kriterlerine başvurulur: R2 ,t, F, Durbin-Watson d istatistiği gibi. Ortalama
Ekonomik Reegresyon (OER) kriterleri, geleneksel
yaklaşımda deneysel olmayan yollarla toplanan veriler ile çok derinlemesine
araştırmalar yapılması gerekir. Ancak, bu strateji kesinlikle kuşkuludur.
Verilen bir modelin parametrelerini tahminleme ve
hipotez testleri ile boşuna uğraşılır fakat, uygun modelin belirlenmesi
oldukça zordur. Bundan sonraki başlık ‘Spesimetrikler’
Limmer’e göre: Spesimetrik: Araştırmacıyı modelinin spesifikasyonlarından birini diğerine tercih etmek için
rehberlik eden işlemleri tanımlar. Ayrıca veri belirleme mekanizması belirsiz
ise veri setinden uygun şekilde veri seçer ve ortaya çıkan sonuçların
kimliğini bulmaya çalışır. Bu görüşün
birçok taraftarı vardır. Bu konuda bir araştırmanın görüşü şu şekildedir:
“Modelin test edilmesi düşüncesi kabul edilebilir hale gelmesi için genişçe
bir kesim baz alınmalıdır.“ Alternatif
metodolojiyi zaten söylediği gibi; OER metodolijiye
başvurmadan önce, ilk olarak spesimetriklere çok
fazla dikkat etmeleri gerekir ki bu da uygun modelin seçimidir.Öncelikle
yapılması gereken bu aşamadır. Bu aşama yapıldıktan sonra bunu OER tahminleri
izler. Şimdi spesimetriks başlığı altında Leamer ve Hendry yaklaşımlarını
inceliyelim; 1.1 LEAMER’İN
MODEL SEÇİM YAKLAŞIMI Her ne kadar Leamer Ekonometriye kapsamlı olarak katkıda bulunsa da,
burada iki araştırmasından bahsedeceğiz. İlk olarak tartışacagımız
konu Ortalama Ekonomik Regresyon Metodolojisini spesifikasyon araştırmalarını nasıl idare eder (model
seçimi gibi ) ve Bayes istatistikleri kullanılarak
araştırma yöntemlerinin nasıl geliştirileceğidir. İkinci olarak ”Sınır
bağlayıcı analizi” üstlenerek regresyon
sonuçlarının raporlanmasının ne şekilde güçlendirdiğini tartışmıştır.Bu iki
konuyu kısaca açıklayıp tartışacağız. Leamer’e göre
model spesifikasyon araştırmalarının altı değişik
nedeni vardır: ARAŞTIRMA
ÇEŞİDİ AMAÇ
Bütün bunların
ne anlama geldiğini görmek için üretim veya mal talep teorisinde, Leamer’in keşif amacıyla yaptığı araştırmayı sunuyoruz.
En basit şekliyle talep teorisi; -ceteris paribus- bir malın (örneğin portakal) niceliği;
tüketicinin gelirine ve malın fiyatına bağlıdır. Bu teoriyi
uygulamak için araştırmacının öncelikle 150 hanelik bir veri ile çalıştığı ve
ilk olarak bir Logaritmik - Doğrusal (log-dog) model seçsin ve
aşağıdaki sonuçları bulsun. log Yi = 6,2 + 0,85 log Ii - 0,67 log Pi s(bi ) =(1,1) (0,21) (0,13) R2 = 0,15 (1.1.1.) Y = Satın
alınan portakalın niceliği I = Parasal
gelir P = Portakalın
fiyatı Log-Dog modelini savunmadan
Leamer araştırma programını açıklıyor. Hipotez-Test
araştırmalarına bir örnek olması açısından varsayalım ki araştırmacı fiyat
elastikiyetinin -1 olduğu yönündeki hipotezi test etmek istesin.
Sınırlamaları empoze ettikten sonra araştırmacı aşağıdaki sınırlandırılmış
modeli tahminliyor. log Yi + log Pi = 7,2 + 0,96 log Ii s(bi ) = (1,0) (0,20) R2=0,14 (1.1.2.) F testini
kullanarak araştırmacı fiyat elastikiyetinin -1 olduğu yönündeki hipotezi
reddeder. Portakalın besinsel değeri belki de güneş ışığı alan yerlerde daha
büyüktür. Bu nedenle araştırmacı kuzey ve güney olmak üzere iki ayrı regresyon tahminler ve aşağıdaki sonuçlara ulaşır. Log YiN = 7,3 + 0,89 log IiN - 0,60 log PiN R2 = 0,18 (1.1.3.) s(bi ) = (1,9) (0,41) (0,25) log IiS = 7,0 + 0,82log IiS -1,10 log PiS R2 = 0,19 (1.1.4.) s(bi ) = (2.2) (0.31) (0.26) N ve S güney ve
kuzeyi göstermektedir. Gelir ve fiyat katsayılarının farklı olduğu yönündeki
hipotez % 5 anlamlılık seviyesinde red edilemedi.
Bu çalışma veri seçim araştırmalarına bir örnekti. Aynı verileri (1.1.1)
tekrar kullanırsak -150 hane halkı- ve kuzey ve güney olmak üzere iki ayrı
veri setine bölersek yukarıdaki sonuçlara ulaşırız. Araştırmacı
toplam harcamaların, E gelirin I veya parasal gelirin ölçülmesinden daha iyi
olduğuna inanıyorsa;I’nın yerine E koyarak
aşağıdaki sonuçlara ulaşır: logYi =5.2+0.83logEi - 0.45 logPi
R2 =0.18 (1.1.5) s(bi ) =(1.0) (0.18) (0.16) Vekil değişken
araştırmalarının bir sonucu olarak E’nin katsayısı
,gelir değişkeni daha anlamlı hale gelecek, R2 değeri artacaktır. Dikkat edilirse
(1.1.5) ‘ten (1.1.4) ‘teki R2 değerinin düşük olduğu görülür.Araştırmacı
başka bir ürün fiyatının talep fonksiyonunu etkiledini
düşünür.(mesala greyfurt). Bu koşullar altında
araştırmacı talep fonksiyonunu yeniden tahminler ve aşağıdaki sonuçlara
ulaşır. log Yi = 3.1 + 0.83 log Ei + 0.01 log Pi - 0.56 log GPi R2=0.20 (1.1.6) s(bi ) = (1.0) (0.83) (0.15) (0.60) GP: Greyfurtun fiyatıdır. Bu eşitlik “ yeni veri modeli
yapısı”na bir örnektir ki; güneş ışığı altındaki ilk sonuçların gözden
geçirilip düzeltilmiş orjinal modelidir. Her ne
kadar regresyonda (1.1.6.) R2 değeri artmış; iki
fiyat katsayıları ayrı ayrı istatistiksel olarak
anlamsız değilse de, katsayılar yanlış işaretlidir. Araştırmacı homojenik Postulat teorisinde, para olmama hayali, satın
alınan mal ve talep fonksiyonunu hatırlarsa ( eğer gelir ve fiyatlar aynı
oranda artarsa, satın alınan ürün miktarı değişmez) ve bu koşullar altında
tekrar tahminlenirse log Yi = 4,2 + 0,52 log Ei - 0,61 log Pi + 0,09 log Gpi R2= 0,19 (1.1.7.) s(bi ) = (0,9) (0.19) (0.14) (0.31) Bu regresyon yorumsal araştırmanın bir sonucu (1.1.6.) ‘yı karşılaştırılmasında kabul ettirmeye çalıştığı homojenik hipotezin “geliştirilmesinin” regresyon sonuçlarındaki fiyat değişkeni doğru işarete
sahipti ayrıca hem gelir hem de kendi fiyat değişkeni ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlıdır. Greyfurt fiyat
değişkeninin istatistiksel olarak anlamsız olduğuna dikkat edilirse gelir ve
kendi fiyat katsayıları sayısal olarak anlamsız olması çok zor değildir.
Araştırmacı son olarak aşağıdaki modeli tahmin eder. log Yi = 3,7 - 0,58 log (Ei / Pi ) R2= 0,18 (1.1.8.) s(bi ) = ( 0,8 ) (0,18) 1.
Regresyonu basitleştirme
araştırmalarına bir örnektir. Bu araştırmalar basit, ekonomik ve aynı zamanda
kullanışlı bir model izlenimi verir. Leamer’in bağlayıcı uç analizini ( extreme bound analysis); bir regresyon
modelinde bazı açıklayıcıların olduğu araştırmacının anahtar açıklayıcılara
dikkat ettiği ve bazı kuşkulu terimlerin anahtar ve ikinci derecede olduğunu Leamer varsayar. Regresyonun
içsel ve dışsal tüm kombinasyonlarının kuşkulu ( ikinci dereceden ) önemli
olduğundan bahseder. Bu uygulamada anahtar değişkenin katsayıları regresyondan regresyona
değişecektir. Böylece her anahtar değişkenin katsayıları için pek çok
tahminde bulunulabilir. Tahminlerin en düşük ve en yüksek değerleri bir bağ ya da alan meydana getireceklerdir. Eğer alan teoriye
uygun bir şekilde dar ise verilerin sağlıklı bilgi verceğini
söyleyebiliriz. Diğer taraftan şayet veriler çok kapsamlı ise; verilerin sonuç
verdiği alanı sorudaki katsayı tahminlemesini
sonlandırırız. Bu durumda ilave olunan analiz bu isimle adlandırılır. Örnek olarak
eğitimin ( E ), yaşın ( A ), aile eğitiminin (PE), kalıtsal zekanın (PIQ)
kazanç üstüne etkilerini araştıran bir çalışma yapalım. Varsayalım ki
E, A ve IQ’yu anahtar değişken ve PE, PIQ’ yu kuşkulu değişken olarak ele alalım. İlk önce kazancı
E, A ve IQ üzerine regres edelim, sonra E, A, IQ ve
PE’ye regres edelim sonra
E, A, IQ ve PIQ ve en son E, A, IQ, PE ve PIQ üzerine regres
edelim böylece her katsayı için ( E, A, IQ) dört tahminimiz olmuş oluyor. E’nin dört katsayı tahmininin çok sınırlı bağda olduğunu
varsayalım.bu sonuçlar E’nin katsayılarının kuşkulu
değişkenleri dahil etme veya çıkarmaya fazla duyarlı olmadığı iddia ediliyor
ve bu sebeple verilerimizin E’nin katsayı
tahminlerini sağlam ya da sağlıklı sağladığını
söyleyebiliriz. Her ne kadar
hangi değişkenin anahtar değişken ve hangi değişkenin kuşkulu değişken
olduğuna karar vermek bazen kolay olmuyor, Leamer’in
EBA’ sı büyük değerlere sahip oluyor. Bu konuda Darnell
ve Evans’ın EBA hakkındaki notu: araştırmacıları
eşitlik spesifikasyonları hakkında açıkca kesin olmayan değişkenlerin farkına varmaya
zorluyor ve bilgisayar ortamındaki çalışmalardaki beyanatlarında daha dürüst
olmayı sağlamaya çalışıyor. Bu regresyon
sonuçlarının değerlendirilmesinde akılda bulundurulabilecek bir tavsiyedir. 1. HENDRY’NİN
MODEL SEÇİM YAKLAŞIMI Hendry ya da Londra ekonomi
okulunun ekonomik modellemeye yaklaşımı genel belirleme yaklaşımıdır ki
modele bir çok açıklayıcı değişken ile başlanır ve sonra modelde sadece
önemli değişkenler bırakılır. Londra ekonomi okulu (LSE) başlama noktası;
ekonomik teori postulatlarının uzun denge ekonomik değişkenlerle uzun süren
denge ilişkileridir. Örneğin; Y (daimi tüketim) ve X ( daimi gelir) olmak
üzere ilişki şu şekilde özetlenebilir. Yt = a Xt Hendry ve okulu göstergelerinde zaman serileri t testi
ile inceleme yapmışlardır. Çünkü LSE metodolojisi ekonomik verilerin
miktarını zaman serileri ile geliştirmişti. Elbette uzun
dönem ilişkilerini saptamak uzun süre alıyor. Bu yüzden LSE metodoloji
prosesine ulaşmak için aşağıdaki dinamik prosedürü uygulamak gerekir. Yt = ß 0Xt + ß 1Xt - 1 + ……+ ß mXt
- m + d 1Yt-1 + d 2Yt-2 +……d mYt-m + ut (1.2.2.) Bu t
zamanındaki X değişkeninin değerlerini Y üstüne regres
ederek t, (t-1) (t-2),……. (t-m) indeks olarak modele alınır. Bu otoregresif modellere bir örnektir çünkü değişkenlerin
geciktirilmiş değerleri açıklayıcı değişken olarak ortaya çıkmaktadır. Hendry’nin genel modeli olarak adlandırılan
model (1.2.2.)’de değişkenlerin birçok geciktirilmiş değerlerini ( m )
içerir. Böyle bir model çok geneldir çünkü m değerleri kesinlik belirtir.
Eğer X ve Y için elimizde yeterli verilerimiz varsa - örneğin 100 hane -
model kaç tane geciktirilmiş değer içerebilir? Modele daha fazla açıklayıcı
değişken eklemeye devam ettiğimizi varsayarsak her eklenen değişken için bir
serbestlik derecesi kaybedeceğiz. Serbestlik derecesindeki yavaş yavaş azalışın istatistiki
sonucu sarsıntılı bir yükseliştir. O halde genel
bir modelden spesifik ya da basitleştirilmiş modele
nasıl gidilir? Bu, gecikmenin derecesini nasıl kararlaştıracağımız sorusunun
cevabıdır. Hendry ve Richard’a göre basitleşmiş bir
model aşağıdaki altı kriteri sağlamalıdır. 1-Kabul
edilebilir veri, modelin mantıksal olanına yardımcı olur. 2-Teori ile
tutarlı olmak, Bu modelin iyi ekonomik anlamlar çıkarmak zorunda olmasını
ifade eder. Böylece, eğer sürekli gelir hipotezi içine alırsa; yani sürekli
tüketim fonksiyonundaki değerler sürekli gelirde sıfır olmak zorundadır. 3-Açıklayıcı
değişkenlerin hata terimiyle korelasyonsuz olmalıdır. 4-Parametre
değerleri sabit olmalıdır, aksi halde tahminleme
güç olur. 5-Modelden tahminlenen artıklar sadece tesadüfi olmalı, eğer aksi
bir durum söz konusu olursa modelde spesifikasyon
hatası bulunur. 6-Model tüm
rakip modellerin fikirlerini kapsamalı yada içermelidir ki sonuçların
açıklamasında geçerli olsun. Diğer bir deyişle;diğer modeller seçilen model
üzerinde değişiklik yapamazlar. Açıkça böylesi
bir model seçmek için; doğru,son modele ulaşmadan önce birçok spesifikasyon denememiz gerekir.Bu yüzdendir ki Hendry metodolijisi TTT olarak
bilinir ki bu da Test Test veTesttir. 1. TANISAL
TESTLERİN SEÇİMİ GENEL
AÇIKLAMALAR Yeterli
modeller içinden seçme işleminde, ekonometristler
bir dizi testler geliştirmiştirler. Ayrıntılara girmeden bu testler iki katogoriye ayrılır; 1. Yuvalanmış (nested) modellerin (hipotezlerin) testi 2. Yuvalanmamış (nonnested) modellerin (hipotezlerin) testi İkisi
arasındaki farkı görmek için aşağıdaki iki modeli dikkate alalım. Model A: Yi = ß
1 + ß 2X2i + ß 3X3i+ ß 4X4i + ui Model B: Yi = ß
1 + ß 2X2i + ß 3X3i +ui Model B, model
A içinde “yuvalanmış” diyebiliriz çünkü model B; model A’nın
özel bir durumudur. Eğer model A ‘yı tahminleyerek Ho: ß 4 = 0
hipotezini test ederek red etmezsek model A model
B’ ye indirgenir. Böylece model A içinde Y mal talebinin miktarını, X2 Malin
birim fiyatını, X3 tüketicinin gelirini, X4 diğer malların fiyatını
göstersin. ß 4 = 0 hipotezinin anlamı; diğer üretilen malların fiyatı üretim
talep miktarına hiç bir katkısı yoktur şeklindedir. Bu hipotezi F testiyle
veya tek tek t testiyle test edebiliriz. Şimdi
aşağıdaki modelleri inceleyelim: Model C : Yi =
a 1+a 2X2i+ui Model D: Yi = ß
1+ß 2Z2i +vi X ve Z farklı
değişken grubundandır. C ve D modelleri yuvalanmamış modellerdir çünkü biri
diğerinin özel bir durumu haline gelemiyor. Ekonomide, diğer bilimlerde olduğu
gibi, birden fazla farklı ( rekabet eden ) teori bir fenomeni açıklar. Bu
durumda Maniteristler Gayri Safi Milli Hasıla’daki
değişikliklerle paranın rolünü açıklamışlardır ki Keynesyenciler
bu durumu devlet harcamalarındaki değişikliklerle açıklamışlardır. Yuvalanmış
bir modeli nasıl test ederiz? 1. YUVALANMAMIŞ
HİPOTEZLERİN TESTİ Harvey’e göre kısaca açıklamak gerekirse
yuvalanmamış bir hipotezi test etmenin iki yaklaşımı vardır; 1 “ayırım
yaklaşımı”: Bu yaklaşım, verilen iki ya da daha
fazla rakip modelden iyi, uygun olanı bazı kriterlere göre seçmek
şeklindedir. 2 “anlayışlı
yaklaşım” (yazarın terimolojisi) burada bir modeli
araştırırken diğer modellerin hesap bilgilerine de ulaşırız. Şimdi bu
yaklaşımları açıklayalım. 1. AYIRIM
YAKLAŞIMI: Yukarıda bahsettiğimiz
model C ve model D’yi ele alalım. Her iki modeli de
tahmin ettiğimizi varsayalım. Sonra bu iki model arasından (ya da daha fazla ) bazı kriterlere göre bir seçim
yapabiliriz. Örneğin; iki modelin düzeltilmiş R2 lerini
elde edebilir ve daha yüksek R2 değerini seçebiliriz. Elbette ki R2 değerini
karşılaştırırken bağımlı değişken aynı formda olmalıdır. Literatürde iyi uyum
sağlamayı ölçmek için R2 nin yanında Hocking’in Sp ölçümü, Mallow’un Cp ölçümü, Ammemiya’nın PC ölçümü ve Akaike’nin
AIC ölçümüne artı olarak Schrwardz Kriteri, Hannan-Quinn Kriteri ve de Shibibata Kriteri gibi bazı kıstaslar vardır. Bu
ölçümleri tartışmak bizi konumuzdan uzaklaştıracağı için bunları refernas olarak bırakalım. SHAZAM, ET ve TSP gibi
bilgisayar paket programları yukarıda zikredilen bir ya
da daha çok istatistiği ölçmektedir. Kullanılan
ölçme tekniğini gözardı ederek ayırım yaklaşımının
bir sakıncası bu kriterlerden birinin temelleri üzerine modelleri basitçe
sıraya koyar ve seçilen iyi uyum model ölçüsünün en yüksek değerini veren
modelini seçer. Görünüşe göre eğer bir model diğerleri arasında ise (örneğin
en yüksek R2 değeri) veriye en iyi uyum sağladığı ve en doğru model olduğu
inancı vardır. Birçokları bunun en iyi strateji olmadığına inanır. Bununla
beraber incelenmekte olan model tahmin edilirken, alternatif modellere dikkat
eden bir test prosedürü geliştirmeye ihtiyacımız vardır. Bu fikir daha sonra
görülecek olan sezgici yaklaşımın temellerini oluşturur. 1.4.2. SEZGİSEL
YAKLAŞIM: Yuvalanmış F
testi: Bölüm 1.3.’deki C ve D modellerini tekrar ele alalım bu iki model
arasından nasıl seçim yapabiliriz. Aşağıdaki hibrit
ya da yuvalanmış modelleri tahmin ettiğimizi
varsayalım. Model E: Yi = ?
1 + ? 2 X2 i + ? 3Z2 i + u i Model E’nin model C ve D’yi
yuvaladığını ya da kapsadığına dikkat edelim. Fakat
C’nin D içinde yuvalanmadığını ve D’nin C içinde yuvalanmadığını yani yuvalanmamış olduğuna
dikkat edelim. Eğer şimdi C
modeli doğruysa ? 3 = 0 şayet model D doğruysa ? 2=0 olacaktır. Bununla
beraber rekabet eden modellerin basit bir testi yuvalanmamış modeli
çalıştırmalı, ? 2 ve ? 3 ün istatistiksel anlamlılığı için t testiyle test
etmeli ya da daha genel olarak rekabet eden
modellerden bir değişkenden daha fazlası çıkartıldığında Wald
F testi kullanılmalıdır. Bu yüzden isim Yuvalanmış F Testidir. Herşeye rağmen bu test prosedürü ile ilgili problemler
vardır; 1. Eğer X2 ve Z2
yüksek oranda doğrusal ise ? 2 = ? 3 = 0 hipotezinin red
edilmesine karşın ne ? 2 ne de ? 3 0’dan farklıdır. Bu durumda ne model C’nin ne de model D’nin doğru
model olduğuna karar vermenin hiçbir yolu yoktur. 2- Başka bir
problem daha vardır. Model C’yi referans hipotez ya da referans model seçtiğimizi ve bütün katsayıları
anlamlı bulduğumuzu varsayalım. Modele Z’yi ekler
ve Wald F testini uygulayarak açıklanan kareler
toplamına artan katkının anlamsız olduğunu buluruz. Bu nedenle C modelini
seçmeye karar veriririz. Fakat bunun yerine
referans hipotezi olarak D modelini seçtiğimizi ve tüm katsayıları istatistiki olarak anlamlı olduğunu varsayalım. Ama bu
modele X2 eklendiğinde yine F testini kullanarak ESS’ ye artış katkısı
anlamsız olduğunu buluruz. Bu nedenle D modelini doğru model olarak
seçmiştik. Dolayısıyla referans hipotezinin özellikle basit çoklu
doğrusallığının rekabet halindeki değişkenler içindeki, sunumunda modelin
seçimindeki sonucu belirleyebilmelidir. Konuyla ilgili
bir örnek St. Louis Modeli: Nominal GSMH’deki değişiklikler ya para
arzındaki değişikliklerle (manitarizm) ya da devlet harcamalarındaki değişikliklerle (Keynezizim) belirlenir. Aşağıdaki modelleri inceleyelim. Yt = a + ß 0Mt + ß 1Mt-1 + ß 2Mt-2 + ß 3Mt-3 + ß
4Mt-4 + u1t 4 = a + S ß iMt-1 + u1t (1.4.1.) i
= 0 Yt = ? + ? 0Et + ? 1Et-1 + ? 2Et-2 + ? 3Et-3 + ?
4Et-4 + u2t 4 = ? + S ? iEt-i + u2t (1.4.2.) i = 0 Yt = t zamanında GSMH’daki
büyüme oranı Mt = t zamanında para arzındaki büyüme oranı ( M1
versiyonu) Et = t
zamanında istihdam kamu harcamalarının büyüme oranı (1.4.1.) ve
(1.4.2.) dağıtılmış gecikmeli modellere bir örnektir. Basitçe anlatırsak; bir
birim para arzındaki değişmenin ya da GSMH’daki devlet harcamalarının etkisi belli bir zaman
aralığına dağıtılmıştır. Bir öncekinden beri iki model arasında karar vermek
zor olabilir. Öyleyse iki modeli aşağıdaki gibi ifade edelim. 4 4 Yt = sabit + S ß iMt-1 + S
? i Et-I + u3t (1.4.3.) i = 0 i = 0 Bu yuvalanmış
model bilinen St. Louis modelinin bir formudur.
Modelin sonuçları Birleşik Devletler Merkez Bankası 1953-I 1976-IV zaman
periyodunu kapsamaktadır. t istatistikleri parentez
içindedir. Katsayılar
Tahminler t İstatistikleri
4 S ß i 1,06 (
5,59) i = 0
4 S ? i 0,03
(0,40) i = 0 Bu sonuçlardan
yola çıkarak iki modelden herhangi biri diğerine ne gibi üstünlükler
sağlıyor? Eğer M, E ve Y’de birim değişimin kümülatif etkisini alırsak sırasıyla S ß i = 1,06 ve S ?
i = 0,03’e ulaşırız ki ilkinin istatistiksel olarak anlamlı ikincisinin
anlamsız olduğu sonucu ortaya çıkar. Bu karşılaştırma maniteristlerin
iddalarını desteklemeye daha yatkındır. GSMH’daki değişikliği belirleyen para arzındaki
değişikliktir. Davidson - MacKinnon
J testi: Yuvalanmış F testi prosedüründeki sıralanan problemlerden dolayı alternatif
testler üretilmiştir. Bunlardan biri de Davidson - MacKinnon J testidir bu testi örneklemek için yine model
C ve D’yi karşılaştıralım. J testi aşağıdaki
adımları izler;model C ve model D’ yi yeniden yazalım 1. Model D’yi tahminleriz ve buradan tahminlenmiş
Y değerlerini buluruz YiD 2. Birinci adımda
önceden bulunmuş Y değerlerini model C’ye değişken
olarak ilave ederiz ve aşağıdaki modeli tahmin ederiz. Yt = a 1 + a 2 X2i + a 3 Yi D +ui
(1.4.5) Y değerleri birinci adımdan bulunmuştur. Bu model “ Hendry metodolojisinin kapsama prensibi ”ne bir örnektir. 1. t testi
kullanarak a 3 = 0 hipotezini test et. 1. Eğer a 3 = 0
hipotezi red edilmezse model C’yi
doğru model olarak kabul edebiliriz. Çünkü Y (1.4.5.) içinde yer almaktadır
ki model C içinde yer almayan değişkenin etkisini göstermektedir. Model C nezdinde ek olarak hiçbir açıklayıcı gücü yoktur. Diğer
bir deyişle; bir bakıma model C model D’yi kapsar
ki sonraki model, model C’nin performansını
yükseltecek hiçbir bilgi vermez. Aynı şekilde eğer Ho
hipotezi red edilirse C modeli doğru model olmaz. 2. Şimdi model C
ve D’nin ya da
hipotezlerinin yerlerini değiştirelim.İlk önce model C’yi
tahminleyip bu modelden tahminlenmiş
Y değerlerini değişken olarak (1.4.5.) de kullanalım ve dördüncü adımı
tekrarlayalım. Model D’yi model C üzerinden kabul
edip etmeyeceğimize karar verelim. Daha açık olarak aşağıdaki modeli tahminleyelim. Yi = ß +ß 2Z2i
+ß 3Yic (1.4.6) Yic C modelindeki Y değerlerinden tahmin edilmiştir.
Şimdi ß 3 = 0 hipotezini test edelim. Eğer hipotez red
edilmezse model C aracılığıyla model D’yi seçeriz.
Eğer ß 3 = 0 hipotezi red edilirse D aracılığıyla C’yi seçeriz ki ikinci model C’nin
performansını geliştirmez. |