http://www.akademikdestek.net

 

 

EVREN-ÖRNEKLEM

 

A. EVREN

        

         Araştırma tasarımı her şeyden önce, araştırılan sorunun belirlenmesi ve bu sorunun bulunduğu ana kitlenin sınırlarının çizilmesiyle kurulabilir. Araştırma evreni araştırma probleminin etkisi altında bulunan ve bilgi sağlamak için gözlem yapılacak ana kütledir. (Bal, 2001, s.110)

 

         İncelenmek istenen birimlerin meydana getirdiği, gözlenebilir ortak karakteristiklere sahip objelerin oluşturduğu belli bir kurala uyan öğelerden oluşmuş topluluğa evren denir. Evren araştırma kapsamına giren gruptur. Araştırma kapsamına giriş iki şekilde düşünülebilir. Biri verilerin elde edilişi; diğeri, bulguların genellenmesi yönünden. Verilerin elde edilişi yönünden düşünüldüğünde evren, mevcut olan ve örneklemin seçildiği gruptur. Bulguların genellenmesi yönünden düşünüldüğünde evren, mevcut ve örneklemin seçildiği grup olabileceği gibi; mevcut olmayan, kuramsal bir grup da olabilir.

 

         Bir kimse araştırmasını ve elde ettiği bulguları Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bölümünün bugünkü öğrencilerine; gelecek on yıl içinde Eğitim Bölümü öğrencilerine genellenebilecek şekilde düzenleyebilir.

 

         Görülüyor ki, ilgi duyulan alan oldukça geniş olabilir. O kadar geniş olabilir ki, araştırmacının ona dokunması, elemanlarını görebilmesi ve onu fiziki olarak inceleyebilmesi olanaksız olabilir. Bazı hallerde evren, henüz gerçekte mevcut değildir bile. Gelecek on yıl içinde Eğitim Bölümünü bitirecek kişileri şimdiden görme, inceleme olanağı yoktur. Böyle bir grup henüz oluşmamıştır. Bu tür evrene hedef evren, kuramsal evren denir. Bugün Eğitim Bölümü öğrencileri üzerinde yapılacak bir çalışmanın sonuçlarının on yıl sonraki öğrencilere nasıl genellenebileceği tartışılabilir. Bu, konunun cinsine bağlıdır. Eğer bugün Eğitim Bölümü öğrencilerinin kütüphanede harcadıkları zaman başarıları ile pozitif bir ilişki gösteriyor ise, bunun on yıl sonraki öğrenciler içinde doğru olacağına aykırı bir iddiayı haklı çıkaracak ne mantıki, ne de ampirik çalışma bir olsa gerek.

 

         Evrenin büyüklüğü yada küçüklüğü amaca, genellemelerin kimleri yada nereleri kapsaması istendiğine bağlıdır. Belirli bir amaç için evren olarak seçilen bir grup, başka bir amaç için evren olmayabilir. Sosyoloji, psikoloji, eğitim vb. alanlardaki araştırmalarda evren, genellikle araştırmalarda kullanılacak verilerin kaynağını oluşturur. (Kaptan, 1998, s. 145-146)

 

B. ÇALIŞMA EVRENİ

 

         Aslında iki tür evren vardır. Birisi, genel evren, öteki ise çalışma evrenidir. Genel evren, soyut bir kavramdır; tanımlanması kolay fakat ulaşılması güç ve hatta çoğu zaman olanaksız bir bütündür. Örneğin, insanları evren olarak alan bir araştırmacının, tüm insanlara ulaşması yada onlara genellenebilecek bir başka yol izleyerek tümüyle güvenli bir sonuca varması olanaksızdır. Bu nedenle, olası yanlış anlamaları da kaldırabilmek için, çalışma evreni kavramı geliştirilmiştir.

 

         Çalışma evreni, ulaşılabilen evrendir. Bu yönü ile somuttur. Araştırmacının, ya doğrudan gözleyerek yada ondan seçilmiş bir örnek küme üzerinde yapılan gözlemlerden yararlanarak, hakkında görüş bildirebileceği evren çalışma evrenidir. Pratikte, araştırmalar, çalışma evreni üzerinde yapılmakta olup sonuçların da, yalnızca bu sınırlı evrene genellenmesi kaçınılmazdır.

         O halde, evreni tanımlama ve sınırlandırma, aslında, çalışma evreni belirlemek için yapılmaktadır. Böyle bir evreni belirlemenin en iyi yolu amaca uygun ölçütler geliştirmek ve bu ölçütleri uyanları çalışma evrenine almaktır. (Karasar, 2004, s.110)

 

C. ÖRNEKLEM

 

         Örneklem belli bir evrenden, belli kurallara göre seçilmiş ve seçildiği evreni temsil yeterliği kabul edilen küçük kümedir. Araştırmalar, çoğun, örneklem kümeler üzerinde yapılır ve alınan sonuçlar, ilgili evrenlerine genellenir. (Karasar, 2004, s.110-111)

 

         Örneklem, herhangi bir evrenden belirli bir yolla seçilmiş daha küçük obje ve bireylerin oluşturduğu gruptur. Bir bakıma örneklem bir veri grubudur. İlgili olduğumuz alanın tümünden daha az bilgi ve elemanı gösteren bir veri grubu örneklemi oluşturur. Örneğin 500 adet test puanı arasından seçeceğimiz 50 adet puan bir örneklemdir. Eğer bu 500 puanın her biri bir öğrenciye ait ise, 50 puanın sahibi olan 50 öğrencide 500 kişinin örneklemidir. Yani, burada örneklemi hem veri, puan; hem de buna sahip olan insan, öğrenci yönünden düşünmüş oluyoruz. (Kaptan, 1998, s.147)

 

         Örneklemin nasıl seçileceği, evrenin özellikleri ve evrende elemanların dağılımı ile ilgilidir. Evren çeşitli durumda olabilir. Bir bardaktaki su, bir torbadaki bilyeler, uzun zaman ders görmüş öğrenciler gibi. (Arıkan, 2000, s.135)

 

D. ÖRNEKLEME

 

         Örnekeleme yöntemi, bir araştırma evreninin geniş olması durumunda, araştırmacının alana tüm olarak, gerçekçi olarak giremediği zamanlarda başvurulan bir yöntemdir. Örneklem, sözcük anlamının açık olarak belirttiği üzere, araştırma evreninin (popülasyon) bir kesitin çalışma alanı olarak alınması ve sonuçların araştırma alanının tümüne genellenmesidir. Örnekleme araştırma evreninden, bu evreni tüm olarak temsil edebilecek nitelikte bir kesiti alınması işidir. Örnek ise  örnekleme yöntemi kullanılarak araştırma evreninden alınan kesitin kendisi, sayısal çokluktur.(Aziz, 1994, s.53)

 

         Örneklemede en önemli ilkelerden biri örnekleme yöntemi ile örneklenecek özellikler arasında bir bağ bulunmasıdır. Örneğin bir mahallede, aylık gelir üzerindeki incelemede kullanacak örneklemi köşe başındaki evlerden seçmek hatalıdır. Çünkü, köşe başındaki evler aylık gelirden bağımsız değildir. Köşe başındaki evlerde oturanlar, çoğu kez geliri yüksek olanlardır. Eğer araştırma insanların gözlerinin rengi konusunda olsaydı, köşe başındaki elveren örneklem almanın bir sakıncası olmazdı. Çünkü, köşe başındaki evde oturmak ile yada ekonomik statü ile göz rengi arasında bir ilişki olduğu savunulamaz. (Kaptan, 1999, s.148)

 

E. ÖRNEKLEME YÖNTEMLERİ

 

1. Olasılı (İhtimali) Örnekleme

         Olasılı örnekleme, yapılacak bir tahminin, istatistik esasları içerisinde yürütülmesi için gerekli ihtimallerin tümünü tanımlar. Bu örneklem yönteminde gözlemlenecek birey ve objelerin örnekleme girme yada girmeme şansları eşittir. (Aziz, 1994, s.55)

 

a) Basit Rastlantısal (Tesadüfi) Örnekleme

 

         Basit rastlantısal örnekleme, örnekleme giren birey ve objelerin yerine başka birey ve obje koymadan örneklemin çekilmesidir. Örnekleme temel olarak alınan listeden alınan her birey yada objenin yerine başka birey yada obje konulmadan örnekleme yapılması basit rastlantısal yöntemin esasını oluşturur.

 

         Bu yöntem, örneklem sürecindeki herhangi aşamada birey ve objelerin seçilme şansı eşit ise yeterli bir yöntem olarak kullanılabilir. Eğer evren oldukça geniş yada örneklem sayısı göreli olarak küçük ise, örneklem olasılıklarından başından sonuna kadarki farklılıklar dikkate alınmayabilir. Aziz, 1994, s.55)

 

b) Dizgeli Rastlantısal (Sistematik Tesadüfi) Örnekleme

 

         Dizgeli rastlantısal örnekleme, evrenden belli bir dizge (sistem) içerisinde örneklem çekilmesidir. Basit rastlantısal yöntemden farkı, rastlantısal bir başlangıçtan sonra, örnekleme girecek birey ve objelerin belli aralıklarla seçilmesidir. Sözgelimi, örneklem, evrenin yarısını kapsayacak ise, her iki birimden biri alınacak demektir. Dizgeli rastlantısal yöntemin basit rastlantısal yönteme göre güvenirliği daha azdır. Çünkü basit rastlantısal yöntemde, evrendeki birey ve objelerin dağılımı düzenli ise, her birey ve objenin örnekleme girmesi daha olası iken dizgeli rastlantısal yöntemde her n’ cinin alınması ile dizgeli olmaktan kaynaklanan hata yapılabilir. Dizgeli rastlantısal yöntemin kullanılması daha pratik, göreli ucuz olmasına karşılık, yöntemin daha karmaşık ve yanlılığa açık olması hata payını yükseltmektedir. (Aziz, 1994, s.56)

 

c) Katmanlı (Tabakalı) Rastlantısal Örnekleme

 

         Katmanlı rastlantısal örnekleme yönteminde, rastlantısallık olmakla birlikte, bu yöntemin kullanılmasından önce, evrenin tabakalara ayrılması söz konusudur. Evrende aynı nitelikte bulunan birey ve objeler tabakalandırılır ve örneklem ayrı ayrı bu tabakalardan alınır. Burada önemli olan husus, tabakalara giren birey ve objelerin başka tabakalarda yer almamasıdır.

 

         Tabakalı örnekleme yöntemi, evrendeki birey ve objelerin dağılımının belirli aralıklarla değişmesi durumunda, özellikle dizgeli rastlantısal yöntemin kullanılmasının sakıncalı olacağı durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Diğer yöntemlere göre özellikleri şöyle sıralanabilir:

 

1.      Evrenin tabakalara iyi ayrılması durumunda her hangi bir birey ve objenin bu tabakalar dışında kalması söz konusu değildir. Bu bakımda yanılgı, örneklem hatası en alt düzeydedir.

2.      Evrenin türdeşliğinin yüksek olması durumunda, tabakalardan çekilecek örneklerin evreni temsil yeteneği daha çoktur.

3.      Örneklem birbirine yakın tabakalardan alınacağından para ve zaman tasarrufu sağlar. (Aziz, 1994, s.56-57)

 

d) Küme Örneklemesi

 

         Evreni oluşturan bireylerin tam olarak listelenemediği hallerde küme örneklemesinden yararlanılır. Bu teknikte seçilen örnek bir evrenin tek tek birimleri değil, o birimlerin oluşturdukları gruplar yani kümelerdir. Burada önce evrendeki kümeler listelenir. Sonra ilke olarak bu kümelerin tam sayımı yapılır.

         Suçluluk üzerine bir araştırma yapacağımız zaman evrendeki tüm suçlular içinden örneklem oluşturmak yerine hapishaneler düzeyinde kümeler oluşturulur, bu kümeler içinden tesadüfi teknikle belirlenen hapishanelerde tam sayım yapılır, yada bu birimler evren kabul edilip bunların içinden rastlantısal yada tabakalı örneklem seçilir.

 

         Küme örnekleme tabakalı örneklemeye benzer görünmekle beraber bazı temel farklılıklar gösterir. Tabakalı örneklemede her alt evren örneklemede temsil edilirler. Oysa küme örneklemede bazı kümeler örneklemede temsil edilirken bazıları temsil edilmezler… birimler arasındaki mekan uzaklığının büyüklüğü, hazır kümeleri listeleriyle beraber bulmanın kolaylığı, evreni istenen şekilde alt evrenlere ayırma güçlüğü küme örneklemeyi tercih nedeni olmaktadır. (Bal, 2001, s.124-125)

 

2. Olasılıksız (İhtimali Olmayan) Örnekleme

 

         Evrendeki birey ve objelerin örnekleme çekilmesinde olasılık yöntemlerinin kullanılamadığı durumlarda başvurulan, olasılık yönteminin tam tersi bir yöntemdir. Olasılıksız yöntemde, örnekleme çıkacak her birey ve objeye eşit şans tanıma yerine, birey ve objelerin belirli özellikleri dikkate alınarak örnekleme alınması yada alınmaması temel ilkesi vardır. (Aziz, 1994, s.58)

 

a) Uygun Örnekleme

 

         Uygun örnekleme yönteminde örnekleme girecek birey ve objelerin, araştırmacının çevresi de, yakının da bulunan tanıdığı, bildiği çevreden çekmesidir. (Aziz, 1994, s.58)

 

b) Kota Örnekleme

 

            Kota örnekleme, olasılıklı yöntemde tabakalı örnekleme benzerlik gösterir.Araştırmacının, önce araştırma evreninden belirli özellikleri olanları gruplandırması ve bunlardan belli bir sayıya ulaşıncaya kadar örneklem almasıdır. Burada önemli olan husus, araştırmacının, bu tabakalardan aldığı örneklemde tarafsızlığın sağlanmasıdır. (Aziz, 1994, s.58)

 

c) Boyutsal Örnekleme

 

         Boyutsal örnekleme, kota örneklemenin çok boyutlu durumudur. Evrendeki her boyutun alınarak bunların bileşiminden örneklemin alınmasıdır. Böylece her birey ve objenin bir kez olsun örneğe girmesi sağlanır. Bu tür yöntem, küçük ölçekli örneklemlerde uygulanabilir. Ancak, örneğin çok küçük olması durumunda da her birey ve objenin örneğe girmeme olasılığı vardır. (Aziz, 1994, s.59)

 

d) Amaçlı Örnekleme

 

         Bu yargısal örnekleme türünde amaçlı olarak evrenin tümü değil, soruna en uygun kesimi gözlem konusu yapılır. Bu nedenle amaçlı örnekleme denilmektedir. Örneğin endüstride melek hastalıkları konusunda bir araştırma yapıldığını var sayalım.tüm endüstri işçilerinden örneklem oluşturmak yerine hastalıkların daha çok ortaya çıktığı yaşlı işçilerden örneklem oluşturmak gerekir. Bu araştırmada sonuçların evrene göre genellenmesi kuşkuludur. (Bal, 2001, s.128)

 

e) Kartopu Örneklemesi

 

         Bu örnekleme özellikle potansiyel denekleri belirlemenin zor olduğu zaman kullanılır. Bu teknikte denekler tanıdıkları kişileri araştırmaya gönderirler. Bu kişilerde tanıdıkları kişilere gönderirler ve bu belli bir noktaya kadar devam eder. Tepeden aşağıya yuvarlandıkça büyüyen kartopu gibi örneklem hacmi giderek büyür. Bu ulaşılması zor ve bilinmeyen deneklere ulaşmak bakımından yararlı olmakla birlikte bir dereceye kadar yanlı olma riskide vardır. (Bal, 2001, s.128)

 

F. ÖRNEKLEMEDE GÜVENİRLİK VE GEÇERLİLİK

        

         Güvenirlik, bir araştırmada kullanılan veri toplama tekniklerinin, aynı konuda bir başka zaman ve mekanda yapılan bir diğer araştırmada aynı sonuçları yada benzer sonuçları vermesi özelliğidir. Bir diğer değişik aynı konuda, aynı koşullarda yapılan iki ölçüm arasındaki farkın olmaması yada bilinen koşulları (değişkenlerin) belirlediği farkla elde edilmesidir. Güvenirliğin sağlanabilmesi için ön koşul, veri toplamak için seçilen ölçüm aracının, o konuda ölçüm yapmaya elverişli olmasıdır. (Arıkan, 200, s.140)

 

         Geçerlilik, bir araştırmada kullanılan ölçüm yapan aracın, o konuda ölçüm yapmaya uygun olmasıdır. Bir araştırmanın verilerinin ve istatistiksel çözümlemesinin güvenilir olması yeterli değildir. Aynı zamanda bu bulguların geçerli olması gerekir. Bunun içinde ölçmek amacı ile seçilen aracın (tekniğin), sözgelimi, sayısal çokluğun tutum ve davranışını ölçmeyi amaçlayan bir araştırmada monografik yöntem ve bununla ilgili veri toplama teknikleri sayısal çokluğun tutum ve davranışını ölçmeye elverişli değildir. Geçerlilikte bir başka özellik, yalnızca ölçüm aracının uygun olması değil, aynı zamanda konuyu yanılgısız olarak ölçmesi de beklenir. Ölçümde, ölçüm aracının niteliğinden, yapısından kaynaklanan sistematik yanılgı durumu olmamalıdır. (Kaptan, 1998, s.153)

 

KAYNAKÇA

 

  1. Bal, Hüseyin. Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri, Isparta: Fen-Edebiyat Fak. Yayınları, 2001

 

  1. Aziz, Aysel. Araştırma Yöntemleri-Teknikleri Ve İletişim, Ankara: Turhan     Kitabevi, 1994

 

  1. Kaptan, Saim. Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ve İstatistik Yöntemleri, Ankara: Bilim Yayınları, 1998

 

  1. Arıkan, Rauf. Araştırma Teknikleri Ve Rapor Yazma, Ankara: Gazi Kitabevi, 2000

 

  1. Karasar, Niyazi. Bilimsel Araştırma Yöntemi, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 2004 

 

                                                                                                        Hazırlayan

                                                                                                                     Ahmet Melih İPEK